Bugun...


Ahmet Çakar bana küçük kardeşi hatırlattı BUBA’nın işine karışmam

Ahmet Çakar bana küçük kardeşi hatırlattı BUBA’nın işine karışmam
+ -

Çooook eski zamanlarda köyün birinde 2 kardeş çiftçilikle geçiniyordu.

İkisi de iyi insanlardı ama küçüğünün ufak bir kusuru vardı ki, füntarafillah, herkesi canından bezdirmişti. Bu ufacık kusur da, konuştuğu her 10 kelimeden birinin kesinlikle ‘def-i hacet ihtiyacı’ üzerine olmasından ileri geliyordu.

İş iyice çığırından çıkmaya başlayınca, ağası (Ağabeyine kestirmeden “Ağam” derdi) sonunda dayanamadı ve bir gün kardeşini karşısına alıp dedi ki; “Senin bu pis huyunun yüzünden insan içine çıkamaz olduk. 15 gün boyunca bir şeye ya da birine mıçmazsan sana 50 kuruş vereceğim.”

Köylük yerde para büyük, parayı kazanma şartı onun kadar ağırdı ama küçük kardeş boş bulunup kabul ediverdi. (1 liranın 1 altın olduğu zamanlar.)

Her neyse… Kavil o gün başlamış, aradan kazasız belasız 14 gün geçmişti. Tüm köyün hayretini mucip bir durum yaşanıyordu. Bizimki, konuşmaya başladığı andan bu yana ilk defa bir sebep bularak birine, bir şeye, ya da bir işe sövmüyordu.

Derken efendim, 15’inci günün akşamüzeri tarladan eve dönerken bir karı-kocaya rastladılar. Kadının sırtında ağırca bir yük vardı. Koca ise, ellerini arkasında kavuşturmuş, sigarasının dumanlarını tüttüre tüttüre kadının önü sıra yürüyordu.

Onları gördüğü andan itibaren küçük kardeşin gözlerinden ateş fışkırmaya başlamıştı. Gözlerini karı-kocadan ayırmadan durdu. Cebinden mendilini çıkardı, mendilin bir ucundaki düğümü çözdü ve pırıl pırıl bir 50 kuruş çıktı ortaya. Parayı ağasına uzatırken de bir gürledi ki; dağların Memedali çağırdığına yemin eden yanılmazdı;

- Al ağam şu 50 kuruşunu mıçmanın zamanı gelmiştir!

Ahmet Çakar efendinin(!) kulakları çınlasın.

***

Ahmet Çakar isimli dangalaklar padişahının hezeyanlarını duyduğumda aklıma küçük kardeşe rahmet okumak gelmiş, sebebini de okuyucuyla paylaşmaya karar vermiştim.

Eyvahlar olsun ki, bu çakalın cin olmadan adam çarpma gayreti, kardrolu elemanlarımızdan BUBA’nın da kulağına gitmişti. Şimdi de buba-oğul sohbetine kulak verelim…

- Duyan be buba?

- Ağnat da duyarım guzum.

- Kıbrıs Postası’nın haberine göre,‘ünlü’ spor yorumcularından Ahmet Çakar, berabere biten Fransa-Türkiye maçını yorumlarken, Türkiye'nin attığı beraberlik golünden sonra "Bu gol Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin cahil Cumhurbaşkanı beyefendiye girsin. Yediğiniz içtiğiniz ekmek su zehir zıkkım olsun" dedi.

- Sen de şuradan kendisine telefon et ve de ki; “Hassiktir soytarı. Önce halkına-Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiğin devletin adını öğren pezevenk!”

***

SON SÖZ: Yarım saat zamanımı çalmış olması önemli değil. Yukarıda murat edilenler de Çakar manyağına helâl olsun. İyi girdiğine eminim.






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YUKARI