Bugun...


Birikim Özgür'den Akıncı'ya: Kaçınılmaz olanı yapmadığınız için...

Birikim Özgür'den Akıncı'ya: Kaçınılmaz olanı yapmadığınız için...
+ -

Maliye eski Bakanlarından Haber Kıbrıs yazarı Birikim Özgür, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi. Birikim Özgür, Akıncı'ya "Kaçınılmaz olanı yapmadığınız için insanlar politik çıkarımlar yapıyor Sayın Başkan" dedi

Özgür, Akıncı'nın açıklama yapmak için değil 'Çok bilmişlere' yanıt vermek için kaleme sarılmasını da sert bir şekilde eleştirdi. Birikim Özgür'ün tepkisini dile getirdiği açıklaması şöyle:

 Sayın Cumhurbaşkanının dibimizdeki bir Harekat için değil ama kendi tabiriyle "çok bilmişlere" yanıt vermek için kaleme sarılması, "ne düşündüğümü açıklamak kaçınılmaz oldu" demesi problemin özüdür. Zaten bir Cumhurbaşkanı olarak kaçınılmaz olanı yapmadığınız için insanlar politik çıkarımlar yapıyor sayın Başkan. Politik görevi de amacı da olan sizsiniz; sessizliğin dilini kullanarak görevini / amacını ifade etmeye çalışan Cumhurbaşkanını anlama / anlamlandırma gayretinde olanlar değil.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın açıklamasının Birikim Özgür'ün Haber Kıbrıs'ta yayınlanan "Sayın Akıncı'nın mesajı kime" başlıklı yazısından sonra yapılması dikkat çekti.

Birikim Özgür’ün yazısı tam metin…

***

Sayın Akıncı’nın mesajı kime?

PKK / PYD – YPG;

Çocukları militan olarak kullanıyor.

Son 30 yılda Türkiye’de 40 bin insanı katletti.

Roket ve havan mermileriyle Türkiye topraklarına düzenli saldırılıyor düzenliyor.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit ediyor.

Bölgeyi terör örgütü yuvasına çevirmiş durumda.

Uyuşturucu ticareti yaparak gelir elde edip silahlanıyor.

Türkiye’deki 3,6 milyon Suriyelinin ülkesinde güvenli bir şekilde yaşayabileceği koşulların oluşmasını engelliyor.

Demokrasi yoluyla elde edilmiş bir temsil gücüyle ve tüm Kürtlerin desteğiyle hareket etmiyor.

Kontrol altına aldığı enerji kaynaklarının Akdeniz’e transferi için Hatay üzerinden sözde bir enerji koridoru oluşturmaya çalışıyor.

Türkiye tüm bu sorunları işaret ederek bir Harekât başlattı.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın bu Harekâtla ilgili tutukluğu dikkat çekiyor.

KKTC Cumhurbaşkanı olarak Harekât başlar başlamaz genel-geçer bir açıklama yapsa bu Harekâtı eleştirenler dahi “görevinin gereğini yaptı” diyerek Sayın Akıncı’yı anlayışla karşılayacak.

Memlekette dolandırıcılığıyla nam salmış Tavuri’nin ardından jet hızıyla taziye mesajı yayınlayan Sayın Cumhurbaşkanı Harekât konusunda suskun kalarak aslında bir mesaj veriyor.

Bu mesajı kime?

Bölgedeki enerji kaynaklarından pay koparmaya çalışanlar Türkiye’den rahatsız.

Bu Harekâtın barış ve güvenlik için değil başka niyetlerle yapıldığı düşüncesindeler.

Sisi ile işbirliğinden medet umuyorlar ama Erdoğan’ı diktatör olmakla suçluyorlar.

Bu çirkin çelişkinin tek bir sebebi var o da Türkiye’nin bölgedeki enerji oyununda “ben de varım” demesidir.

Türkiye’nin zayıf düşüp aktör olmasını engelleyebilirlerse payları çoğalacak.

Bizim de Türkiye ile aramıza mesafe koymamız için yoğun çaba içerisindeler.

Bölgede oynanan oyunun bir bacağı da Kıbrıs’ta oynanıyor.

“Türkiye’den kurtulursak Kıbrıs sorunu çözülür” gibi bir propagandayla bizim çözüme olan inancımızı da bu oyunda devrede tutmak istiyorlar.

“Türk askeri adadan tamamen çekilecek, garantiler ortadan kaldırılacak ve Kıbrıs sorunu bitecek”.

Birileri Türkiye’yi yalnızlaştırıp Kıbrıs’ta oyundan düşürmeye çalışıyor.

Bölgede bazıları tarafından oynanmaya çalışılan oyun Kıbrıs adasında da deneniyor.

Kıbrıs’ın doğal kaynaklarına sözde bağımsız bir komite kurup sahip çıkmaya çalışacaklar.

Kıbrıslı Rumlara güvenemeyen Kıbrıslı Türklere, “güvence biziz, size hakkınızı vereceğiz” demeye getiriyorlar.

Bir adım sonrasında da “size vereceğimiz payla Türkiye’den aldığınız paraya da ihtiyacınız kalmayacak” gibisinden şeyler söyleyecekler.

Yanlış insanlarla konuşarak Kıbrıslı Türkleri yanlış tanımışlar.

Üretimden kaynaklanmayan bir kolay gelirden vazgeçip üretimden kaynaklanmayacak başka bir kolay gelire razı olacağımızı düşünüyorlar.

Hâlbuki biz üreterek var olmak istiyoruz.

Asalak olmak istemiyoruz.

Bunu görüp de örneğin Doğrudan Ticaret Tüzüğünün önünü açmayı akılları kesmiyor.

Ama bilinçli ya da bilinçsiz buradaki kurulu düzenin esiri konumundaki söylevleri iştahlarını kabartıyor.

Sayın Akıncı da kurulu düzenin desteğiyle yeniden seçilmenin derdinde.

Bütün mesele bu…

Harekât konusundaki sessizlik bu kurgunun bir parçası...

Günün sonunda çok tuhaf bir görüntü ortaya çıkıyor:

“Bu Harekâtın Tavuri kadar değeri yok”.

KKTC devletinin Cumhurbaşkanının çizdiği görüntü maalesef bu oluyor.

Birileri mesajı alıyor, iştahı kabarıyor.

Ya üreterek ve siyasi eşit bir toplum olarak sonsuza kadar bu topraklarda özgün kimliği ve kültürüyle var olmak isteyen Kıbrıslı Türkler?

“Enerji oyunundan tamamen dışlanmış, güçsüz, zavallı konumundaki bir Türkiye” hedefi tutarsa Kıbrıs’ta varılacak “çözümün” ideallerimizdeki çözümle uzaktan yakından alakası olmayacağı aşikârdır.

Bu Harekât bizi ilgilendirmeyen, romantik çıkışlarla veya sessizliğin diliyle eleştirebileceğimiz bir hadise değil.

Sayın Cumhurbaşkanının tutukluğu bambaşka senaryoları akıllara getiriyor.

Barış, sadece barış!

Ve istikrar!

Bölgedeki enerji kaynaklarına gözünü dikmiş bazı çevrelerin ekmeğine yağ sürmek için değil!

Bölgemizde insanca ve hakça bir yaşamın önünü açmak için…




Kaynak: Haber Kıbrıs



YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YUKARI