Bugun...


Cafer’e bez lâzım da Çeler’in başı kel mi?

Cafer’e bez lâzım da Çeler’in başı kel mi?
+ -

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, hükümetin asgari ücretin altında işçi çalıştırılmasına engel olamadığını, vatandaşa (Haklı olarak) kesilen cezaları tahsil etmekten bile aciz olduğunu açıkladı.

Zeki Çeler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, adını vermediği bir süpermarkete çağrıda bulunarak, çalışanlara ödediği asgari ücreti düzeltmesini ve kayıtsız işçi çalıştırdığı için devletin kestiği cezaları da ödemesi için adeta yalvardı.

Bakan Çeler’in gazete televizyon ve sosyal medyada (Haber kıtlığından olacak!) kelimesi kelimesine duyurulan açıklamasıyla, “Bakanlıkta” ile “Bakanlık da” arasındaki farkı bilmediği de ortaya çıktı.

MEVZUATTA İNGİLİZCE UYGULAMALAR VAMIŞ!

Öte yandan, halkımız, Bakan Zeki Çeler’in bu açıklamasıyla, KKTC mevzuatında biraz da İngilizce maddeler bulunduğunu ilk defa öğrenen vatandaşlarımız, böylece bir yaşına daha girmiş oldu. Ancak, bakanın bu “name & shame” adındaki ‘resmi uygulamanın’ adını yazarken, baş harflerinin büyük olacağı kuralını ciddiye almadığı gözlerden kaçamadı.

Bu arada, Zeki Çeler’in, açıklamanın bazı yerlerinde neden büyük harf kullandığı, bazı yerlerde art arda, bazı yerlerde bağımsız birkaç ünlem (!!!!!) işaretini neden kullandığı bir türlü anlaşılamamıştır.

UTANMAZ 'YEYEN'

Sayın Bakanımızın, açıklamasında, bahsi geçen vatandaşın “Utanmaz olduğunu” büyük bir özveriyle ilan etmesi epey beğeni toplarken,  tüm imla kurallarını (Devlet ciddiyeti gereği) altüst etmiş olması, bilim insanlarımız tarafından takdir, tebrik ve alkışlarla karşılanmıştır.

Bakanın sarf ettiği (Büyük harflerle) “YEYEN” kelimesinin ne mânâya  geldiğini deşifre çalışmaları devam ediyor. Ancak, Çelerin “YEYEN” derken aslında “YEĞEN” demek istediği tahmin edilmektedir

GEREĞİNİ VATANDAŞ YAPSIN BANA NE?

Bakanın -görevi icabı- yapması gerekenleri halkımıza havale etmesine gelince, bu fasıl, vatandaş tarafından “Adım Hıdır elimden gelen budur. İstifa ediyorum” şeklinde yorumlanmış ve sevinçle karşılanmış olup, müjde beklenmektedir.

Koskoca bakanın ilkokul çocuklarının sosyal medyadaki kavgasından beter açıklaması şöyle…

UTANMAZ ADAM ÖNCE ÖDE ÖNCE DÜZELT SONRA KONUŞ!

Lefkoşa’ da bir süper market işçileriyle anlaşmış, 2 kat maaş verecekmiş ve açık olacakmış!
* Sen önce KAYIT DIŞI işçi çalıştırmaktan yediğin cezaları öde!
* Asgari ücret altında verdiğin maaşları düzelt
gerisini sonra külahımıza anlatırsın!
Bir de utanmadan emekçi bayramında çalışanlar istemiş de iki katı maaş verecekmiş!

HAK YEYENDEN EMEKÇİ BAYRAMINDA
UTANMADAN YAPTIĞI AÇIKLAMAYA BAK!!! YAZIKLAR OLSUN!!!

BU HALK SANA BUNUN BEDELİNİ
ÖDETİR!!!
BAKANLIKTA GEREĞİNİ YAPAR!

Not: sırf diğerleri de kapamasın diye elinden geleni yapmıştı… !!!
(Pazartesi resmi sayfamızdan da name & shame uygulaması gereği ismini vereceğim) gerçi facebook dan çıktığı reklam postundan hangisi olduğu bellidir)”

EDİTÖRÜN NOTU

TDP Başkanı Cemal hocamın yerinde olsam…

a) Görevini yapmak varken, “Sen önce kayıt dışı çalıştırdığın işçiler için kesilen cezaları öde” şeklinde “SERT x SERT = ÇOK SERT” tepki gösteren…

b) Üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokmayı gomonislik zanneden…

bu arkadaşın ağzına acı biber sürerdim.  Hükümetin sırlarını uluorta fâş etmek var mı yahu?

SON SÖZÜM GENÇ MESLEKTAŞLARIMA…

Sizlere boş bir masayı gösterip “Hakkında 8 (Sekiz) haber yazmanızı istememiş, bu mahareti öğretmemiş olabilirler. Ancak haber, biri ne dediyse onu yazmak değil, öküzün altında değil buzağı, fil arayın. Kimsenin özel kâtibi değilsiniz. Sizin yerinizde olsam, bu habere de asıl bakılması gereken yerden bakardım ama bu garabet o zaman sayenizde gerçek bir ‘haber’ olur ve inanın daha fazla okunurdu. Hem insanların da bakış açısını değiştirmesine yardımcı olur, hem de mesleğinizle gurur duyardınız. Başlığına da, “Bakan saçmaladı…” “Çeler zırvaladı…” “Kendi görevini vatandaştan bekliyor…” “Koskoca ‘bakandan’ sokak ağzı…” “Hükûmet kestiği cezayı tahsilden bile aciz…” “Asgari ücretin altında köleliğin ilk ağızdan itirafı…” ne güzel yakışırdı.

Sıralayın sıralayabildiğiniz kadar.

Gözlerinizden öperim. “Olması gerekenin” bu şartlardaki zorluğunu biliyorum. Neyleyim ki gazetecilik de böyle bir şey. (Başka çare olmadığı için siyasi parti gazetelerinde çalışanlarımız muaftır.)






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YUKARI