Bugun...
İmamoğlu ile komedyen seyreden Akıncı yanlış yapmıştır!


Abdullah Azizoğlu
 
 

- Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile komedyen Cem Yılmaz’ın Kıbrıs’taki gösterini seyretti.

- Yanlış yaptı…

- Cumhurbaşkanları da bir arkadaşı ya da herhangi biriyle komedyen seyredemez mi, neden yanlış olsun?

- Evet yanlıştır. İmamoğlu Kıbrıs’ta öğrenciyken bir futbol takımımızda kalecilik yaptı diye Akıncı ile arkadaş olduğunu sanmıyorum. Yanılıyor olsam bile, İmamoğlu artık herhangi biri değil. O, bir yandan seçim çalışmalarını ‘bir aday olarak’ yürütürken, bir yandan da kendisini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı zanneden, bu yalanı Atatürk’e, Dr. Fazıl Küçük’e bu devleti kuran Rauf Denktaş’a da yutturmaya çalışan biridir. Bir insanın kendisini İstanbul’un ya da Lefkoşa’nın, ya da Tokyo’nun belediye başkanı zannetmesiyle, zürafa ya da tavuk zannetmesinin arasında hiçbir fark yoktur. Bu kesin hesaba göre, Akıncı keşke 24 Haziran’ı bekleseymiş.

O zaman, İmamoğlu kazanırsa, kendisini bir yerin belediye başkanı, ya da zürafa ya da tavuk zannetmeyen, ve fakat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ile, aksi olursa, kendilerine göre haksızlığa uğramış biriyle istediği komedyeni seyredebilirdi.

İmamoğlu kaybederse, kendisini ömür boyu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı zannedecek, o da ayrı mesele.

***

Yılların politikacısı, bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı böyle bir şey yapıyorsa, muhakkak bir bildiği, belli yerlere göndermek istediği mesajları olabilir. Ama bunlar, yaptığının yanlış olduğunu kamufle bile edemez. Çünkü seyir yoldaşı, “Bana oy verin” diye hâlâ propaganda yapan bir ‘ADAY.’ Bu gerçeği değiştirmeye de, kimsenin gücü yetmez.

Üstelik bu ‘komedyen seyri,’ Kendisini ‘belediye başkanı zanneden’ birine dostluk da değil. Bu tavır, ‘zannın’ iyice perçinlenmesine destek olmak, yangına benzin dökmektir.

***

Ve ısrar ediyorum. Bir insanın kendisini herhangi bir yerin belediye başkanı zannetmesiyle, kefal balığı ya da puhu kuşu zannetmesi arasında gerçekten fark yoktur.

PARANTEZ

Kendisini aday gösteren CHP canını dişine takmış adayının kazanması için çalışırken, ‘adayın’ Kıbrıs’ta ne aradığı da ayrı muamma. “Başkanlığımı çaldılar(!)” dediği YSK’yı mahcup etmek için daha fazla çalışacağına, daha fazla oy toplamak için 24 saat ara vermeden koşturacağına, “Dinlenmeye-tatile”  koşmak da bir tercihtir. Ancak, bizim millet her zaman ‘mazlum olduğuna inandıklarının’ yanında olduğu kadar, bu tür garipliklerden de hoşlanmaz. Sadece bu yaptığı bile, “Nasıl olsa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım” saplantısının ispatıdır.

Ama her şey mümkündür, bu tatil de bir ‘planın’ bir parçasıysa, ayrı mesele.

Ayrı mesele çünkü, işin içinde fetto vardı, PKK vardı, şimdi AB’si ABD’siyle cümle haşarat da var.

***

SON SÖZ: Helenlerin Güney Kıbrıs’ta Fransa’ya bile üs vermesi veya emperyalizmin Doğu Akdeniz’den silmeye çalıştığı Türkiye’nin her şeye hazırlıklı olabilmek için 3 denizde birden ŞU ANDA savaş provası yapması zât-ı devletleri için ufak-tefek şeyler olabilir.

Ne var ki, hükûmetin daha dün istifa ettiği memlekette bizim de ciddi problemlerimiz var.

Meselâ uyuşturucu gibi, eğitim gibi, elektrik gibi, su gibi, tarım gibi, trafik ve trafik kazaları gibi, bütçe gibi, her yükselişinde vatandaşın belini büken döviz gibi, sağlık gibi, vesaire, vesaire gibi.

Çok basit meseleler olduğu için(!) unutsam da olurdu ama “Kıbrıs Meselesi” ve “Kıbrıs’ın etrafındaki doğalgazın -Kıbrıs Cumhuriyeti misâli- gasp edilmesi gibi basit bir şeylerle de uğraşmak zorundayız.

İmamoğlu ille de “Başkanım” diyorsa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane’de.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI