Bugun...
Selamet Allahaemanet Özersay-Kureşi toplantısının tutanaklarını sunar


Abdullah Azizoğlu
 
 

Önce tüm zamanların en tarihi ve de en flaş haberi…

“Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureşi ile bir araya geldi. Görüşmede, ülkesel, bölgesel ve küresel konuların yanı sıra, KKTC’de öğrenim gören veya çalışan Pakistanlıların durumu da ele alındı…”

***

Okunan, dinlenilen, seyredilen ve hepsini bir arada servis eden sosyal medyası ile bizim basın, bu mutena haberi kuru kuruya verip kenara çekilmişti. Sadece AYNAHABER olarak kıpır kıpırdık. Özellikle cevval muhabirimiz Selamet Allahaemanet hepimizden heyecanlıydı. Karnında kurt varmış gibi yerinde duramıyordu. Bu sabahki haber toplantısında, gözlerime diktiği gözleri dile gelmişti sanki. Bu gözler bana şöyle diyordu; “Usta izin ve para ver gideyim. Bu tarihi görüşmenin tutanaklarını alıp geleyim. Hem BRT’yi hem TRT’yi hem de Royters’i atlatırız. Haberi bunlara satar zengin oluruz…”

İşin para ve zenginlik kısmıyla ilgilenmiyordum ama bu “Atlatma” işi hoşuma gitmişti. Düşünmeye mahâl yoktu. Tüm dünyanın peşinde olduğu “Acaba ne konuştular” haberini önce biz verecek, CENENE interneyşınıla bile nal toplatacaktık. Bu haberle Girne Zeytin Festivali’nde (4-8 Ekim 2019) Basın Ödülü’nü almak işten bile değildi. Bu hayâlle mayışmıştım. Ağzımın kulaklarımda olduğunu neden sonra fark edince tüm ciddiyetimi takınarak Selamet Allahaemanet’i Hindistan’a gönderdim.

***

En baştan “Selamet Allahaemanet çok cevval muhabirdir” dediğim için burada tekrar etmiyorum. O da bu cevvallığı -bir daha- ispat için 2 saat sonra geri geldi.

“Uçağı mı kaçırdın” demeye hazırlanırken, parmaklarını iyice açıp gerdiği sağ elinin ayasını “Sus konuşma” der gibi uzatıyordu. Böyle durumlarda Selamet’in konsantrasyonunu bozmamak gerektiğini çoktan öğrenmiştim. Yine öyle yaptım ve bu sayede, Kudret Özersay ile Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureşi arasında geçen konuşmanın tam metni, tam metin olarak deşifre edilmiş haliyle ve tamı tamına 4,5 dakika sonra masamdaydı.

Kıpır kıpır tutanakları bekleyen okuyucu lütfen sakin olsun. Selamet’in bana sonradan anlattıklarını en başta aktardıktan sonra tutanakların deşifresine geçeceğiz…

***

Muhabirimiz Selamet Allahaemanet, -et orada daha ucuz olduğunda-, önce Güney Lefkoşa’daki bir hayvan pazarına uğramış. Verdiğim parayla 1 tane besili inek satın almış. Oradan Hindistan’ın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçiliği’ne gitmiş. Kudret Özersay ile Şah Mahmud Kureşi görüşmesinin tutanaklarıyla ineği (Yıllardır ahbap olduğu) Elçilik Başkâtibi’yle takas etmiş. Mesele bundan ibaretmiş.

***

VE TÜM ZAMANLARIN TEK FLAŞ HABERİ:

Tarihi Kureşi-Özersay mükâlemesini tam metin fâş ediyoruz!!!

***

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureşi

- Selamunaleyküm.

Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay

- Hello mister Kureşi.

Kureşi

- Havaryu mister Ozeğsay?

Özersay

- Ne olsun be gardaş sürünürük gurbet ellerde. Lefkoşa nireee, Nevyork nire.

Kureşi

- Haklısın valla. İstersen önce küresel sorunlardan başlayalım konuşmaya.

Özersay

- Kürenin yuvarlak mı dikdörtken mi olduğu bir türlü anlaşılamamıştır.

Kureşi

- Bölgesel konulara geçelim.

Özersay

- Bizim bölgeselimizde çok güzel belgeseller çekilir ama Rumlar bizi çekemediğinden kimse gelip çekmiyor. Bu konuda anlaştığımıza göre ülkesel sorunlara bakalım mı?

Kureşi

- Bildiğiniz gibi milli davamız Keşmir meselemiz var.

Özersay

- Biz de bir Ali Kişmir vardır. Çok iyi dostumdur. Kendisi azılı ve tescilli bir Müslüman, Türk, Türkiye ve bakanı olduğum KKTC düşmanıdır ama yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez. Kendisi gibi bi sendikanın başkanıdır. Biri fotoğrafımla kolaj molaj yaparak birinin kucağına oturturlarsa “Bi açıklama yap da kına” derim, anında yapar ve kınar.

Kureşi

- Keşmir yüzünden Hindistan ile savaşın eşiğindeyiz.

Özersay

- Sorma be gardaş, bizde de seçimin eşiğindeyiz. Cumhurbaşkanı seçimine bi şey kalmadı.

Kureşi

- Aday mısın?

Özersay

- Aday mısın ne demek? Karşında müstakbel KKTC Cumhurbaşkanı duruyor.

Kureşi

- Yapma yahu… Oysa sizin oralarla ilgili her şeyi bildiğimi sanıyordum.

Özersay

- Ben de sizin oraları çok iyi bilirim. Meselâ Pakistan’ın Pakize’leri pek güzeldir.

Kureşi

- Vatisit Pakize?

Özersay

- Haklısın dostum. İstersen ikili ilişkilerimizi konuşalım artık.

Kureşi

- Buyurun sizi dinliyorum.

Özersay

- Bizim memlekette inanamayacağın kadar fazla Pakistanlı var. Okumaya geleni de var çalışmaya geleni de.

Kureşi

- Meselâ kaç kişi.

Özersay (Yanındaki parmakları görünen heyet üyesine soruyor: (Gaçıdı be… mersi çok?))

- İnanamayacaksın ama tamı tamına 404 kişi. Bana oy vereceklerini garanti edersen hepsini vatandaş yaparım.

Kureşi

- Bizim nüfus 200 milyon. Size gelen 404’ün topluca kaldığı otelde tahtakurusu yoktur inşallah.

Özersay

- Memlekete döner dönmez kontrol eder sonucu da bildiririm. Sen yeter ki bana oy vermelerini sağla.

Kureşi

- Ayıp ettin, ben bile seçim günü tebdili kıyafetle gelip sana oy vereceğim ama yeteceğini sanmıyorum. Çünkü UBP’liler, CTP’liler, YDP’liler, TDP’liler, DP’liler TKP’liler sana oy vermez.

Özersay

- Olsun… Ali Keşmir ve avanesinin oyları bana yeter. Türkiye’yi de tongaya düşürmek üzereyim zaten.

- cazırtcızırcuzurtviiiiik… (Buradan sonraki sesler arz ettiğim gibidir. Bizim Selamet’e kalırsa, Türkiye’yi kandırmaktan bahseden Özersayın sayın ümüğü Kureşi tarafından ziyarete uğramış olabilir.)

***

SON SÖZ: Kudret Özersay ile Şah Mahmud Kureşi arasındaki tarihi toplantının tutanaklarını paylaştık. Deşifre ederken noktasına-virgülüne dokunmayan muhabirimiz Selamet Allahaemanet’e teşekkür edebilirsiniz





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI