Bugun...
Subaşı Davut Ağamız Kemâl beyden rahmet istedi


Abdullah Azizoğlu
 
 

 

Davut Ağamızın bastığı yeri titrettiği, İstanbul’da Subaşı(*) olduğu dönem. O gün de makamına hışımla gelir gelmez her zamanki gibi ‘tiz bana’ diye gürlüyor ama bu sefer sebep başka;

- Tiz bana 2 Yahudi bulup getirin...

Sokakta Yahudi’den çok ne var? Anında getiriyorlar ve ağamız bu sefer de sorgusuz-suâlsiz “Yıkın falakaya” diye gürlüyor, emri anında yerine getiriliyor.

Bu durum birkaç gün devam edince Yahudi Cemaati’nin ileri gelenleri toplanıp karar aldı ve Haham Başı başkanlığında bir heyeti Ağamıza gönderdiler. Cemaat temsilcileri huzura alındı, söze Davut Ağa girdi, Haham Başı soru sorma gafletinde bulundu ve muhabbet başladı;

- Ne var bre kefereler, ne istersüz?

- Efendimiz, Yahudi kullarının suçu nedir ki her gün iki tanesini telef ediyorsun? Onu sormaya geldik.

- Bre bir de konuşur, Hazreti Musa’yı siz öldürmediniz mi zındıklar?

- Aman efendimiz o iki bin sene önceydi...

- Bana ne, ben yeni duydum. Yıkın bunları da!

SON SÖZ: Kemâl Kılıçtaroğlu ağamın eline bir şeyler tutuşturuyor, kulağına bir şeyler fısıldıyorlar ve kendisini Davut Ağamızın durumuna düşürüyorlar. “Bana ne -neredeyse 1 yıl önce- 16 Nisan 2017’de yapılan referandumun sonucunu ben yeni duydum” demenin başka sebebi olamaz.

(*) Subaşı: Emniyet Müdürü. İstanbul’un vergisini devlet adına toplayanların da başı.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI